|

OSMANLI LALESİNİN DOĞUŞU
II. Selim devrinden itibaren imparatorluğun çeşitli bölgelerinden lale ve sümbül soğanları ısmarlandığına dair fermanlar bulunur. İkinci Selim, Kırım’ın güneyindeki Kefe’den 300 bin adet lale soğanı ısmarlar. Türk çiçekçilik tarihiyle ilgili araştırmaları bulunan Turhan Baytop, ‘Lâle-i Rumi’ denen ve ayırıcı özelliklere sahip olan Osmanlı Lalesi’nin Kefe’den getirilen bu lale soğanlarından elde edildiği düşüncesindedir. Bu laleler seçme ve melezleme yoluyla elde edilirdi. Sultan kaftanlarının süsü Çinilerde ilk olarak 16’ncı yüzyılın birinci yarısında kullanılmaya başlanan kırmızı renkle beraber, lale motifi de görülmeye başlar. Yaygın olarak kullanılan lale, Bursa Şehzade Mustafa Türbesi’nde, Rüstem Paşa Camii, Ramazan Efendi Camii, Kula Kurşunlu Camii gibi yapılarda yer alır. Seramikte de lale, sümbül, karanfil ve gül motif olarak kullanılır. Lale, motif olarak kumaşlarda da karşımıza çıkar. İkinci Süleyman, Yavuz Sultan Selim ve Üçüncü Murat’ın yalnızca lale motifi kullanılmış kaftanları vardır. Aynı zamanda lale motifi, sultanların ayakkabılarında ve çizmelerinde de bulunuyordu.
AVRUPA'NIN LALE ÇILGINLIĞI
Bugün Avrupa ülkelerinde lale için kullanılan‘tulip’ veya ‘tulipe’ kelimesinin aslı, Türkler’in bu bitkiye ‘tulipan’ ismini vermelerinden kaynaklanır.Bu ismin Türkler’in başlarına sardıkları ‘tülbent’ ile ilgili olduğuna inanılır. Lalenin Türkiye’den Avrupa’ya hangi tarihte götürüldüğü kesin olarak bilinmemektedir. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun Büyükelçisi Ogier Ghislain de Busbeck, Kanuni Sultan Süleyman döneminde, 1554 yılında geldiği İstanbul’dan Avusturya’da yaşayan dostu Carolus Clusius’a lale soğanları gönderir. Daha sonra Hollanda’ya giderek Leiden Üniversitesi’nde göreve başlayan Clusius, bu ülkelerde laleyi ilk yetiştiren ve lale endüstrisini kuran kişi olarak bilinir. Ancak Avrupa’da lale merakının daha da önce başladığına dair bilgiler de vardır. 14’üncü yüzyılın ortalarında Avrupa’ya giden lale, bir ara kelimenin tam manasıyla çılgınlık haline gelir. Bazı kaynaklar, bir lale soğanın 9 bin altın Mark’a satıldığını, kimileri de bir lalenin soğanı için 2 araba yulaf,
4 araba arpa, 4 semiz öküz, 12 semiz koyun, 8 semiz domuz, 2 fıçı şarap, 4 fıçı bira, 2 fıçı tereyağı, 50 kilo peynir, 1 karyola, 1 kat elbise, 1 de gümüş
vazo verildiğini anlatır.
|
• 2008-08-20 17:07:30 - mrb
resimler etkileyici.. :)